Yazılı bir eseri olmamasına rağmen, Hocamızın öykülerindeki derin felsefe ve mizah anlayışı, 13. yüzyıldan beri sözlü halk edebiyatı yoluyla aramızda yaşatılmaya devam ediyor. Akşehir Halkı; geçmişten günümüze kadar uzanan yolda, hoşgörülü ve konuksever yapısıyla, O'nun geleneğinin en sâdık takipçisi olduğunu kanıtlıyor.

1959 yılında başlatılan “Nasreddin Hoca Şenliği”, yakın tarihimizin bu anlamda atılan en önemli adımı ve ülkemizin en eski festivallerinden birisi. Akşehir, 5-10 Temmuz tarihleri arasında dünyanın pek çok ülkesinden bilim, sanat ve edebiyat insanlarına kucak açarak, farklı kültürel zenginlikleri mizahla buluşturuyor; 50 yıldır gerek ülkemizde, gerekse yurt dışında geniş yankılar uyandırıyor.

Uluslararası Nasreddin Hoca Şenliği, Yoğun bir tarihsel birikimin ve çalışmanın ürünü olarak gerçekleşir. Zaman zaman İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük kentlerde başlatılan etkinlikler, 5-10 Temmuz tarihleri arasında Akşehir'de “Festival” coşkusu ile devam eder...

Nasreddin Hoca Şenliği, gece-gündüz kültür ve sanatla halkı kaynaştıran, aynı zamanda enerji ve heyecan dolu, popüler nitelikleri olan bir festivaldir. Nasreddin Hoca Şenliklerinde; Sanatçıların çağdaş ve klasik, ulusal ve yabancı şaşırtıcı ürünleriyle karşılaşmak; danstan tiyatroya, fotoğraftan resme, filmden karikatüre, edebiyattan müziğe kadar giden bir çeşitliliği yaşamak mümkün olmaktadır.

Temsili Nasreddin Hoca Görevini Üstlenen Sanatçılarımız

Akşehir’in yerel mizah üstatlarından, tanınmış sanatçılara dek bir çok insan temsili Nasreddin Hoca’lık görevini başarıyla yürütmüştür. Levent Kırca’dan Abdullah Şahin’e, Mert Ali Başarır’dan Erol Günaydın’a, Halit Akçatepe’den Hasan Kaçan’a, Ferhan Şensoy’dan Kadir Çöpdemir’e ve Emin Olcay'a kadar bir çok ünlü sima, Temsili Nasreddin Hoca olarak karşımıza çıkmıştır.

0
0
0
s2smodern